Gönderen Konu: Tevbe Ayetleri  (Okunma sayısı 99 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KraL

  • Administrator
  • *
  • İleti: 981
  • Karma: +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Profili Görüntüle
    • Goncam.Net
Tevbe Ayetleri
« Yanıtla #1 : 18 Kasım 2007, 21:44:52 »
Tevbe Ayetleri


Ancak tevbe edenler, (kendilerini) ıslah edenler ve (indirileni) açıklayanlar (a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim. (Bakara 160)



Kendilerine apaçık belgeler geldiği ve elçinin hak olduğuna şahid oldukları halde, imanlarından sonra küfre sapan bir kavmi Allah nasıl hidayete erdirir? Allah, zulmeden bir kavmi hidayete erdirmez. (Al-i İmran 86)



Doğrusu, imanlarından sonra inkâr edenler, sonra inkârlarını arttıranlar; bunların tevbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte bunlar, sapıkların ta kendileridir. (Al-i İmran 90)



Ve ‘çirkin bir hayasızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. (Al-i İmran 135)



İşte bunların karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlerdir. (Böyle) yapıp-edenlere ne güzel bir karşılık (ecir var.) (Al-i İmran 136)



Allah’ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötü yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir.) İşte Allah, böylelerin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa 17)



Tevbe; ne, kötülükleri yapıp-edip de onlardan birine ölüm çatınca “Ben şimdi gerçekten tevbe ettim” diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil. Böyleleri .için acı bir azap hazırlanmıştır. (Nisa 1



Allah, size açıklaYARAK anlatmak, sizi sizden öncekilerin sünnetine iletmek ve tevbelerinizi kabul etmek ister. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa 26)



Kim kötülük işler veya nefsini zulmedip sonra Allah’tan bağışlanma dilerse Allah’ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (Nisa 110)



Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah bağışlayandır, esirgeyendir. (Maide 39)



Göklerin ve yerin mülkünün Allah’a ait olduğunu bilmiyor musun? O, kimi dilerse azablandırır, kimi dilerse bağışlar . Allah, her şeye güç yetirendir (Maide 39)



Ne zaman ki, erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı üzerlerinden çekip-giderdik, onlar yine andlarını bozdular. (A’raf 135)



Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları kullarından alacak O’dur. Şüphesiz tevbeleri kabul eden, esirgeyen O’dur. (Tevbe 104)



Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allahın sınırlarını koruyanlar; sen (bütün) mü’minleri müjdele. (Tevbe 112)



Ve rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tevbe edin. O da sizi adı konulmuş bir vakte kadar güzel bir meta (fayda) ile metalandırsın ve her ihsan sahibine kendi ihsanını versin. Eğer yüz çevirirseniz gerçekten ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım. (Hud 3)



Haberiniz olsun; gerçekten onlar, ondan gizlenmek için göğüslerini büker. (Hak’tan kaçınıp, yan çizen)ler. (Yine) Haberiniz olsun; onlar, örtülerine büründüklerine zaman, O gizli tuttuklarını da açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, sinelerin önünde saklı duranı bilendir. (Hud 5)



Rabbiniz, içinizdekini daha iyi bilir. Eğer Salih olursanız, şüphesiz O da (kendisine) yönelip dönenleri bağışlayandır. (İsra 25)



Ancak tevbe eden, iman eden ve Salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar cennete girecekler ve hiçbir şeyle zulme uğratılmayacaklar. (Meryem 60)



Ancak tevbe eden, iman eden ve Salih amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır. Çok esirgeyendir. (Furkan 70)



Kim tevbe eder ve Salih amellerde bulunursa gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah’a döner. (Furkan 71)



Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez. (Zümer 54)



“Hayır, benim ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kafirlere kapıldın ve kafirlerden oldun.” (Zümer 59)



Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu? (Zuhruf 25)



Ülkelerden niceleri vardır ki, Rablerinin ve O’nun elçilerinin emrine gelip azmışlar, böylece bizde onları çetin bir hesaba çekmişiz ve onları benzeri görülmedik bir azabla azablandırmışız. (Tahrim 



Gerçek şu ki, mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azab onlaradır. (Büruc 10)


Küçük ya da büyük her günahtan tevbe etmek, bütün mükellefler üzerine farzdır. ALLAH Teâlâ şöyle buyurur:(Ey iman edenler! ALLAH'a topluca tevbe edin ki, felah bulasınız.) (24/en-Nûr/11)

Ve şöyle buyurur: (Ey iman edenler! ALLAH'a samimi bir tevbe ile tevbe edin!) 66/et-Tahrim

ALLAH Teâlâ şöyle buyurur: (Muhakkak ben; tevbe eden, iman eden ve salih amel işleyip hidayet üzere olana da çok çok mağfiret ediciyim.) (20/Tâ-Hâ/82)

ALLAH, tevbe edene en büyük sevabı ve güzel bir sonu vadetmiştir. Şöyle buyurur: (Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükuya varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, ALLAH'ın hududunu koruyanlardır (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenlerdir). Müjde ver o müminlere!.) (9/et-Tevbe/112)

Ve şöyle buyurur:(Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile ALLAH'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde ALLAH sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin!" derler.) (66/et-Tahrim/

Ve yine şöyle buyurur: (Yine onlar ki, ALLAH ile beraber başka bir ilaha yalvarmazlar, ALLAH'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur. Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır. Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; ALLAH onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. ALLAH çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.) (25/el-Furkan/68-70)